Amok Koşucusu

Evet, uzun zamandır okul yoğunluğundan dolayı kitaplarla alakalı bir şey yazmamıştım, kaldı ki dersler ile alakalı bir şey de yazamıyorum. Uzun süre önce okuduğumdan tam hatırlayamasam da şu an biraz biraz eleştirileri vs. okuyarak hatırlamaya çalışıyorum, artık bunun sonucunda nasıl bir paragraf ortaya çıkar bilemem. 😀

Vakit bulmuşken Stefan Zweig‘dan Amok Koşucusu ile alakalı çeyrek sayfa bir izlenim çiziktireyim dedim. Arka kapağında da bahsedildiği gibi, Stefan Zweig ikinci eşini de bu işi eyleme dökmeye ikna edene kadar hep hikayelerinde korkularını, buhranlarını ve intihar güdüsünü karakterleri üzerinden anlatıyor. Aslında benim okuduğum kitap bu isimli hikayeye özel olarak basılmış versiyonu. Aynı isimde bu hikaye dışında 5 farklı hikaye daha barındıran 200 sayfaya yakın bir versiyonu daha bulunuyor. Ancak ben sadece başlıktakı öyküden bahsedeceğim.

Öyküde yine Zweig’ın tarzından psikolojik çıkarımlara tanıklık ediyoruz. İyilik yapmak, alışmak, sorumluluk ve ego gibi kavramlar üzerine ilerleyen bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Birçok okur da bu konulardaki psikanaliz sürecini başarılı bulmuş.

Kahramanımız öykünün başında bir seyahatinde içinde bulunduğu gemide bir doktor ile rastlaşıyor. Kitapta anlatılanlar, son sayfalara kadar da doktorun başından geçen olaylardan oluşuyor. Hikaye son sayfalarda içinde kahramanımızın da bulunduğu güncel zamanda geçiyor. Doktorun hikayesi temel olarak bir sömürgeye emekliliğini yaşamak için gitmesiyle başlıyor. Fakat orada uzun süre kaldıkça, ortam değişikliği, yalnızlık ve kendini soyutlama gibi etkenler dolayısıyla duygu-durum çatışmaları yaşamaya başlıyor. Buraya yıllar sonra beyaz bir kadın geliyor ve doktorun senelerdir yıpranmış ve değişikliğe uğramış görüşleri, düşünceleri, etik duygusu çeşitli olaylar sebebiyle sarsılıyor. Devamını anlatmak biraz spoiler sayılabileceği için fazla değinmek istemiyorum. Sonuç olarak da doktorun bu şekilde başlayan hikayesi kitabın sonlarında kahramanımızla kesişiyor.

Kitap zaten oldukça kısa bir kitap, okurken de sıkmıyor. Zweig’ın iyi kitaplarından biri olduğunu düşünüyorum. Okumanızı öneririm.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Notify of